menü


Sayı-67 : Eylül-Ekim 2014

Temrin yeni döneme 67. sayısı ile giriyor. Eğitim öğretim yılının başlama mevsimi güze/hazana denk geliyor. Güzde tefekküre davet eden çağrışımlarla edebiya­tın korunaklı limanına okuru davet etmek önemlidir. Derginin, elinizdeki sayısı­nın hazırlıklarının bitmek üzere olduğu bir anda şair Bekir Sıtkı Erdoğan’ın hakka yürüdüğünün haberini aldık. Bu sayıda haber olarak DEVRAN’a girsin istedik. Bu vesile ile günlüklerimi karıştırdım. Bekir Sıtkı Erdoğan’a ait günlüğüme 2009 yı­lında düştüğüm kısa bir notu olduğu gibi sizlerle paylaşayım istedim. Bekir Sıtkı, aruzumuzun günümüzdeki büyük temsilcilerinden biri idi. Yaşayan bir çınar idi. “Hancı” adıyla meşhur olan “Binbirinci Gece” isimli şiiri yarım asrı geçkin bir za­mandır dillerden düşmemektedir. “Kara gözlüm efkârlanma gül gayrı/İbibikler öter ötmez ordayım” diye başlayan “Kışlada Bahar” isimli şiiri bestelenmiştir; güftesi ve bestesi ile çok beğenilmiştir. Bekir Sıtkı’ya dair sonraki sayılarda daha somut şeyler yazma düşüncesindeyim. İmanının ve şiirinin büyüklüğüne şahadet ederim. Bu sayıda Kibar Ayaydın’ın uzunca bir yazısını sizlerle buluşturuyoruz. Bir dergi için uzun denilebilecek bir yazı… Ancak Sedat Umran hakkında olun­ca işin rengi değişiyor. Sedat Umran da yakınlarda kaybettiğimiz bir şair… Huzur evinde tamamladı ömrünün kalan kısmını… Çok da değerini bildiğimiz söylene­mez; bu tür nakaratları ölenlerin ardından düzenli ve sürekli olarak tekrarladığımız için yarayı deşmenin anlamı yok. Kibar Ayaydın’ın yazısı, edebiyat araştırmacıları için önem taşıyor. Bu sayıda bu yazı ile tarihe ve edebiyata not düşelim istedik. Nurullah Muhammed Raufhan’ın ikinci öyküsünü bu sayıda yayımlamış olduk. Çağdaş Özbek Edebiyatı’nın önemli kalemlerinden Raufhan’ın öyküleri tercüme edildikten sonra tekrar şahsım tarafından üzerinden geçilmiştir. Bu öykülerin bu yıl içinde kısmetse okurla buluşacağının müjdesini de vermiş olalım. Çağdaş Kardeş Edebiyatlar adına önemli bir malzemeyi okura sunmuş oluyoruz. Kadir Gönüllü, Onur Akbaş, Ayşegül Erim, Hatice Eğilmez Kaya ve Ömer Küçükmehmetoğlu bu sayıya yazılarıyla katkıda bulundular. Üç şiirimiz var bu sayıda… Gerçek şiire ulaş­mak kolay olmadığı için Temrin’de fazla şiir yer almıyor. Temrin’in belirlediği seviye­de şiir elimize ulaşmadığında sayıyı şiirsiz çıkarma, bir yayın politikamızdır. Temrin bu zamana kadar hiç dolgu malzemesi kullanmadı. Hep kendisi oldu, taklit edildi ama taklit etmedi. Yazılarından şiirlerine, adından ebadına, ondan kapak resmine kadar her şeyiyle özgün ve ilkleri okura sunan bir dergidir. Bu vesile ile yeni dö­nemin edebiyat camiamız için heyecanlı ve verimli geçmesini diliyorum vesselam. seref yılmaz


Sayilar



duyurular

Temrin Dergisi'nin Mart-Nisan Sayısı çıktı... Derginin basin bültenini okumak için tıklayınız

Temrin Dergisi okurlarına müjde! Dergimizin ilk sayilarinda yayinlanan yazilari internet sitemize ekledik. Okumak için tıklayınız

Temrin Dergisi`ni seçkin kitapevlerinden alabilirsiniz. Temrin Dergisi`ni temin edebileceginiz bayilerin listesini görmek için tıklayınız


son sayı



ziyaretçi sayısı




ferfir