menü


Sayı-41 : Eylül 2011

Ölüsever okurlarız biz. Ölüleri severiz. “Ölüsü dirisinden daha değerli.” derler ya; bizim yazar sevgimiz de böyledir bir bakıma. Yazar ölünce yeni baskı yapar kitapları. Yazarın sağlığında yayıncısının burun kıvırdığı kitap dosyaları birden raflara düşer. “Ustanın çekmecesinden çıkanlar” diye karşılar eleştirmenler bunları. Kısacası biliriz ki, yazarlar öldükten sonra doğarlar… Ölmeden önce kendini “doğurabilen” yazar sayısı çok azdır. Hele hele şair yok gibidir… Zira şiir okunmaz bizde, yazılır!
Hilmi Yavuz, ölmeden önce kendini doğuran şairler zümresine dâhildir. Onun şiiri olduğu kadar okuru da özeldir. Bir bakıma Hoca kendi okurunu yetiştirmiştir. Ve Hoca’nın “kendini doğurmasında” okurunun payı yadsınamaz…
Salman Rushdie, “Doğu, Batı” isimli kitabı hakkındaki bir söyleşisinde şöyle diyor: "Bu hikâyeleri “Doğu, Batı” ismi altında yayınlamayı düşünürken en önemi konunun virgül olduğunu gördüm. Zira bana öyle geliyor ki, ben o virgülüm işte, ya da en azından o virgülde yaşıyorum." Bu durum Hilmi Yavuz için de geçerlidir. Doğu ile Batı arasındaki virgüldür o. Tek bir farkla; sırtını Doğuya yaslayarak Batıya bakan bir virgül… Bu da Hoca’nın “kendini doğurabilmesindeki” ikinci etkendir.
Söz konusu Hilmi Yavuz olunca kelimeler sıraya giriyor ve laf uzadıkça uzuyor. Lafı uzatmadan özel sayımızın içeriğine geçelim…
Sıddık Akbayır farklı bir portre denemesi ile sayımıza katkıda bulundu. Ercan Yılmaz, Hilmi Yavuz’u sevmek için 75 sebep saydı. Dursun Ali Tökel, Hilmi Yavuz okuru ve yazarını ele aldı. M. Saldıray, Hoca’nın “hüznüne” dikkat çekti. Burhanettin Tatar, Hilmi Yavuz felsefesinde İslam düşüncesinin sürekliliği sorununu inceledi. Servet Gündoğdu, Hilmi Yavuz’un mülemma şiirlerinde çoğulcu düşünceyi yazdı. V. Hüseyin Kaya, Hilmi Yavuz ile kapsamlı bir söyleşi yaptı. Şaban Sağlık “temellük etme” kavramı üzerinde durdu. “Hilmi Yavuz’u niçin severiz?” diye sorduk. Sorumuza Sadık Yalsızuçanlar, Hüseyin Alemdar ve Halil İbrahim Polat cevap verdi. Didem Gamze Erdinç, Hoca’nın İngilizceye çevrilen kitabı Geçmiş Yaz Defterleri hakkında yazdı.
Aydın Afacan Şiir, Bellek, Yolculuk…”, Vefa Taşdelen Bir İnşa Biçimi Olarak Şiir: Rainer Maria Rilke ve Hilmi Yavuz Örneği”, Atiye Gülefer Kaymak Kurmaca Düzyazı Geleneği İçinde Fehmi K.’nın Bazı Acayiplikleri”, Fatih Yavuz Çiçek “Hilmi Yavuz Şiirlerinde Aynaların Sırrını Okumak”, Şeref Yılmaz “Bir Gölü İçinden Kuşatan Şair: Hilmi Yavuz”, M. Fatih Kanter Üç Anlatı’da Bireyin Varoluş Kaygısı Ve Kaçış İzleği Üzerine Bir Okuma Denemesi”, Dursun Şahin “Hebennekalara Karşı Bir Robin”, Mustafa Emir Küçük Şiir Medeniyetinin Şairi: Hilmi Yavuz”, Maksut Yiğitbaş İmtidâd ve Durée Uzamında Hilmi Yavuz”, Hatice Eğilmez Kaya “Hilmi Yavuz’un Dizelerinden Bir Şeyh Bedrettin Geçti”, Bülent Gündoğan Mülk Edinilmiş Bir Cinnet (kimlik/sizlik)” ve son olarak da İsa İlkay Karabaşoğlu Bir Estetik Teorisyeni Olarak Hilmi Yavuz başlıklı yazılarıyla sayımıza katkıda bulundular.

Hocamızın 75. Yaşını kutluyor ve Mevlana İdris’in, Sezai Karakoç için söylediğini bir kez de Hilmi Yavuz için yineliyoruz: “Tanrım! Hilmi Yavuz için teşekkürler.”

Hoca’nın 100. Yaşında tekrar buluşmak ümidiyle…

Sayilar



duyurular

Temrin Dergisi'nin Mart-Nisan Sayısı çıktı... Derginin basin bültenini okumak için tıklayınız

Temrin Dergisi okurlarına müjde! Dergimizin ilk sayilarinda yayinlanan yazilari internet sitemize ekledik. Okumak için tıklayınız

Temrin Dergisi`ni seçkin kitapevlerinden alabilirsiniz. Temrin Dergisi`ni temin edebileceginiz bayilerin listesini görmek için tıklayınız


son sayı



ziyaretçi sayısı




ferfir